Quick Access


Bu Dergi DOI ve Crosscheck üyesidir


TÜRK DİLLİLERE TÜRKİYE TÜRKÇESİ ÖĞRETİMİ NASIL OLMALIDIR
(TEACHING TURKISH AS SPOKEN IN TURKEY TO TURKIC SPEAKERS )

Author : Ali TAŞTEKİN    
Printing Year : 2015
Number : Volume 3 Issue 3
Page : 43-55
DOI Number: : 10.18298/ijlet.523
Cite : Ali TAŞTEKİN , (2015). TÜRK DİLLİLERE TÜRKİYE TÜRKÇESİ ÖĞRETİMİ NASIL OLMALIDIR. International Journal of Languages' Education and Teaching, Volume 3 Issue 3, p. 43-55. Doi: 10.18298/ijlet.523.
1238    665

Summary

Ana dili Türkçe olmayanlara Türkçenin öğretimi (ATOTÖ) faaliyetine muhtelif adlar verilmesi, bu etkinliği yapanların faaliyete bakış açılarıyla ilgilidir. Türkçe öğretim merkezleri eğer Üniversitelerimizin Yabancı Diller Yüksek Okulu ve Yabancı Dil Bölümlerinin bir alt birimi ise veya ders öğretmenleri yabancı dil kökenli ise “Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretilmesi” adı benimsenmekte ve bu adlandırmanın evrensel olduğu iddia edilmektedir Eğitim ve öğretim faaliyetlerinde öğretmen, öğrenci, eğitim ortamı ve eğitim araç ve gereçleri kadar hatta bunlardan daha fazla; faaliyetin psikolojik algısı, kullanılan kelimelerin çağrışım gücü de başarıyı etkileyen faktörlerdendir. Bu nedenle yabancılara Türkiye Türkçesinin öğretimi faaliyetinin adında yer alan “yabancı” sözcüğünün olumsuz etkisinden kurtulmanın yararlı olacağı değerlendirilmektedir. Türk Dillilere Türkiye Türkçesi Öğretimi (TDTTÖ) etkinliğinin verimli olması için bu maksatla yazılan kitapların biçim ve içerik yönünden niteliği üzerinde durulmalıdır. ATOTÖ alnında yazılan ders ve yardımcı kitapların hemen hiçbirinde TDTTÖ konusu dikkate alınmamıştır. Türkçe bilmeyenlere Türkçe öğretmek maksadıyla yazılan kitapların içerik ve yöntem bakımından iyi irdelenmesi ve maksada, hedef kitlenin hazırbulunuşluk düzeylerine göre düzenlenmesi gerekmektedir. TDTTÖ faaliyeti Türkiye’de halen resmî ve özel ilk, orta, lise ve yüksekokullar ile sivil özel kurslarda alaylı diyebileceğimiz usta çırak usulü yetişen öğretmenler marifetiyle yürütülmektedir. Uzun yıllar birbirinden uzak kalmak zorunda kalan Türk soylu halklar, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin dağılmasından sonra yeniden kavuşma, görüşme ve ortak hedeflere yönelme imkânı bulmuşlardır. Bağımsızlığını ilan eden Türk cumhuriyetleri ilen Dünya’nın muhtelif bölgelerinde özerk, yarı özerke veya azınlık olarak yaşayan Türk soyluların Arap, Kiril, Latin vb. muhtelif kökenli alfabeleri kullanmaları nedeniyle gelişen bu son durum, toplulukların soydaşlarıyla ortak bir iletişim dili ve alfabesine ihtiyaç duymaları sonucunu doğurmuştur. Bu nedenle TDTTÖ faaliyeti günümüzde özel bir önem kazanmıştır. Türk Dillilere Türkiye Türkçesi Öğretimi halen “Yabancılara Türkçe Öğretimi” kapsamında ele alınmakta ve hiç Türkçe bilmeyenlerle Türk dilliler aynı eğitim programına tabi tutulmaktadır. Bu da Türkçenin temel yapısına ana dili seviyesinde vakıf olanlarla Türkçeyle ilk defa karşılaşanların aynı sınıf ortamında aynı eğitime ve sınava tabi tutulmalarına neden olmaktadır. Hazırbulunuşluk düzeyleri çok farklı öğrencilerden oluşan sınıflarda, sınıfın yarıya yakını dersten kopmaktadır. Türk dillilere Türkiye Türkçesi öğretirken kelimelerin öğretilecek lehçedeki eş değerlilik durumu dikkate alınmalıdır. Bir şey, hiç bilmeyen birine farklı veya yanlış bilenden daha kolay öğretilmektedir. Türkiye Türkçesinin öğretiminde de bu durum geçerlidir. Türk lehçelerinden hangisinin ortak iletişim dili olacağına karar vermek için; bir lehçenin konuşan sayısı, konuşulduğu coğrafi alanın büyüklüğü, etki alanı, cazibe derecesi, yazılı ve görsel basındaki gücü gibi etkenleri ortaya koymak ve buna göre karar vermek gerekmektedir. Bu saydığımız faktörlerin tamamına yakınında Türkiye Türkçesi birinci sırada yer aldığından, Türk dilliler arasında ortak iletişim dili Türkiye Türkçesi olmalıdır. Lehçeler arasındaki ortaklıklar ve benzerlikler bilinçli bir şekilde ders ortamında öğretildiği takdirde Türk dillilerin Türkiye Türkçesini kolay öğrenmelerine yardım edeceği gibi, ihmal edildiği takdirde ise tersi bir sonuç doğuracaktır. TDTTÖ faaliyetinde kullanılmak üzere yazılacak kitaplarda, ilk metinlerin çağdaş Türk lehçelerindeki ortak kelimelerden oluşması öğrenmeyi kolaylaştıracaktır. TDTTÖ için faaliyetin adından başlamak üzere kullanılacak ortak alfabeye, üretilecek kitap vb. dokümana ve öğretim yöntemlerine kadar hemen her açıdan sistemli bir çalışmaya ihtiyaç olduğu tespit edilmiştir. Halen bu konuda icra edilen etkinliklerde Türkiye Türkçesi ile diğer Türk lehçelerinin hususiyetleri dikkate alınmamakta; faaliyet, Türkçenin bir lehçesinin öğretimi gibi değil de yabancı dil öğretimi gibi değerlendirilmektedir. Türk dünyasının ortak iletişim dilinin Türkiye Türkçesi olması gerektiği, bu nedenle Türkiye Türkçesinin diğer Türk lehçelerini kullanan kişilere öğretilmesinin özel bir önem arz ettiği düşünülmektedir. Öncelikle lehçeler arasındaki ortak ve benzer ses, şekil ve anlam birimlerinin tespit edilmesi ve bu yakınlığı öne çıkaran metinler ile yöntemlerin belirlenmesi gerekmektedir. TDTTÖ’nde alınması gereken önlemleri şöylece sıralayabiliriz: “1. Türkçe öğretiminden verim elde etmek için Türkçe öğretimi ana dil öğretimi, iki dillilere Türkçe öğretimi, yabancılara Türkçe öğretimi ve Türk soylulara Türkçe öğretimi gibi sınıflara ayrılmalıdır. 2. Türk soylulara Türkçe öğretimi üzerine düşünülmeli, genel Türkçe öğretiminden bağımsız olarak bu konu ele alınarak bu alana has yöntemler belirlenmelidir. 3. Yıllar boyunca kullanılmış fakat kayda değer bir fayda temin edilememiş yöntemler yerine yaratıcı yazma gibi daha özgün yöntemler Türk soylulara Türkçe öğretiminde kullanılmalıdır. 4. Türk soylulara Türkçe öğretiminde kullanılan yöntemlerin ana dil öğretiminden farklı olacağı düşüncesiyle ilk aşamada Türkçe öğretmenliği lisans programlarına “Yabancılara Türkçe Öğretimi” dersinden ayrı olarak “Türk Soylulara Türkçe Öğretimi” dersi konulmalı, ikinci aşamada ise Türk soylulara Türkçe öğretecek öğretmen adayları ihtisaslaşmak adına ayrı bir müfredat ve bölüm çatısı altında toplanmalıdır. 5. Son olarak ise Türk soylulara Türkçenin nasıl öğretileceğine ilişkin yayınlar masa başında değil de bölgenin gerçeklerini görerek, bölgede bizzat uygulama yaparak yapılmalıdır.” (Yılmaz 2015) Ayrıca “Ortak iletişim dilinin oluşturulması bütün Türk halkları ve toplulukları için anlaşabilen tek bir dil aracılığıyla sağlanabilir.” (Ercilasun 1992: 358) (Alioğlu 2013) gerçeği asla göz ardı edilmemelidir. Türkiye Türkçesinin öğretimi, “Ana dili Türkçe olanlara Türkiye Türkçesi öğretimi” ve “ana dili Türkçe olmayanlara Türkiye Türkçesi öğretimi” olmak üzere iki ana kola ayrılmalı ve öğretim yöntemleri, araç ve gereçleri bu ayrıma göre belirlenmelidir. “Ana dili Türkçe olanlara Türkiye Türkçesi öğretimi” de kendi içinde gruplara ayrılmalı. Örneğin “Türk Soylulara Türkiye Türkçesi Öğretimi” alt başlığı altında “Azerbaycan Türklerine, Kırgız Türklerine, Kazak Türklerine, Özbek Türklerine ve Türkmen Türklerine” vb. Türkiye Türkçesinin öğretilmesi için özel içerikli ders kitapları hazırlanmalıdır. TDTTÖ’nde ayrıca; gramer odaklı yöntemler yerine, dil bilgisini hissettirmeden veren teknikler tercih edilmelidir. Farklı ülkelerin değişik dil bilgi ve becerisi olan yetişkinlerine Türkçe öğretirken, tüm insanlığın ortak dili sayılan resim ve şekillerin gücünden yararlanılmalıdır. Öğretimde dilin anlamlı bir yargı bildiren temel unsuru olan cümle esas alınmalı, Türk alfabesini bilmeyenlere, öncelikle resimli alfabelerle yazı dilinin en küçük birimi olan harfler kavratılmalıdır. Öğrencilere kelime ezberletmek yerine, kelime anlam ve şekil bilgisi cümle içinde verilmeli, Türkçedeki zaman ve kişi durumları da cümlede kavratılmalıdır. Cümleler öğretilirken önce cümlenin doğru okunması, doğru anlaşılması ve doğru ifade edilmesi (önce sözlü, sonra yazılı olarak) sonra da cümlenin yapısının çözümlenmesi ve benzer cümleler üretilmesi öğretilmeli; vurgu, tonlama ve yazım kuralları cümle ile birlikte kavratmalıdır. Halen Türk Dillilere Türkçe öğretimi ile yabancılara Türkçe öğretimi aynı sayılmaktadır. Bu konuda bir devlet politikası oluşturulmalı, çağdaş Türk lehçelerinin öğretimi ile ATOTÖ faaliyetinin kapsamı, içeriği ve öğretim yöntemi bilimsel ölçütlere göre değerlendirilmeli, meslekî Türkçe öğretimine yönelik önlemler de alınmalıdır. Kısacası ders öğretmeni yetiştirmeden, ders kitabı üretmeye; ders işlenişinin yöntem ve yerinin belirlenmesinden, ders araç ve gereçlerinin üretim ve seçimine kadar pek çok alanda TDTTÖ etkinliği için yeni önlemler alınmalı, bilimsel çalışmalar yapılmalıdır.


Keywords
Türk dilli, Türkiye Türkçesi, yabancı, öğretim, Türk lehçeleri

Abstract

Attributing different titles to the activity of teaching Turkish to non-native speakers is related to the perspective of those who conduct this activity. If Turkish Language teaching centres are sub-units of Schools of Foreign Languages and Departments of Foreign Languages of our Universities or teachers have a foreign language background, then the title “Teaching Turkish as a Foreign Language” is adopted and claimed to be universal. In determining success at teaching and learning, the psychological perception of the educational activity and the associational power of the words used are far more important factors than the teacher, students, educational environment and educational tools. For this reason, avoiding the negative connotations of the adjective “foreign” in the activity of teaching foreigners Turkish as spoken in Turkey would be beneficial. In order for the activity of Teaching Turkish as Spoken in Turkey to Turkic Speakers to be successful, it is crucial to dwell on the formal and contextual quality of the books written for this purpose. Almost none of the course books and supplementary books in the field of teaching Turkish to non-native speakers has taken Teaching Turkish as Spoken in Turkey to Turkic Speakers into consideration. The books written for the purpose of teaching Turkish to non-speakers should be examined thoroughly in terms of content and method and should be organized in accordance with the purpose and level of readiness of the target audience. Activities of Teaching Turkish as Spoken in Turkey to Turkic Speakers are still conducted at public and private primary and secondary schools and colleges as well as private courses by self-educated teachers who are trained within a master-apprentice relationship. Turkic populations who had long been parted by necessity have found the opportunity to reunite and turn towards common objectives after the dissolution of The Union of Soviet Socialist Republics. This recent state of affairs resulting from the use of various alphabets such as Arabic, Kirill, Latin by Turkic republics that declared independence and by autonomous and semi-autonomous Turkic communities or Turkic minorities living in various regions in the World have risen the need for a common communicative language and alphabet among the cognate people of those communities. For this reason, Activities of Teaching Turkish as Spoken in Turkey to Turkic Speakers have gained a particular significance today. Activities of Teaching Turkish as Spoken in Turkey to Turkic Speakers is still handled within the scope of “Teaching Turkish to Foreigners” and people who have no background of Turkish language are given the same curriculum as Turkic speakers. This causes students who have zero Turkish language background and the ones who have the basic structural knowledge of the language at a native level to be given the same education in the same classroom environment and same tests. In these classrooms where the students’ levels of readiness vary dramatically, half of the students are unable to follow the lesson. While teaching Turkish as spoken in Turkey to the Turkic speakers, the equivalence level of the words in the dialect to be taught must be taken into consideration. You can teach someone who knows nothing about a subject better than the ones that have different or inaccurate knowledge of the subject. The same applies to teaching Turkish spoken in Turkey to Turkic speakers. In order to decide which of The Turkic dialects is to be the common communicative language, we must pay attention to factors such as the geographical size of the land that the dialect is spoken in, the domain, the level of appeal and the power of the dialect in visual and print media. As Turkish spoken in Turkey is number one in almost all of these factors, it should be the common communicative language among Turkic speakers. When taught consciously in a classroom environment, the similarities and associations between the dialects would help Turkic speakers to learn Turkish language more easily; but when neglected, the result would be the opposite. To form the first texts with the common words in Turkic dialects in the books to be written for Teaching Turkish as Spoken in Turkey to Turkic Speakers would facilitate language learning. There is a need for a systematic study in terms of every aspect such as the title, the common alphabet, the books and materials to be produced and teaching methods to be used in Teaching Turkish as Spoken in Turkey to Turkic Speakers. The characteristics of Turkish dialect spoken in Turkey and other Turkic dialects are still not considered in the activities conducted on the subject; and the activity is considered as foreign language teaching instead of teaching another dialect of Turkish language. It is considered that Turkish as spoken in Turkey should be the common communicative language among the Turkish world and for this reason it is crucial to teach it to people who speak other dialects of Turkic languages. First of all, common and similar semantic, vocal and structural units in the dialects must be identified and texts and methods that emphasize these similarities must be determined. We can list the measures to be taken in Teaching Turkish as Spoken in Turkey to Turkic Speakers as such: “1. In order to obtain efficiency in Turkish language teaching, it should be classified as native language teaching, teaching Turkish to bilinguals, teaching Turkish to foreigners and teaching Turkish as spoken in Turkey to Turkic speakers. 2. Teaching Turkish as spoken in Turkey to Turkic speakers should be considered separately from general Turkish language teaching and methods specific to this field should be identified. 3. Instead of methods that have been used for years with no significant results, more authentic method such as creative writing should be used in teaching Turkish as spoken in Turkey to Turkic speakers. 4. In line with the idea that teaching Turkish as spoken in Turkey to Turkic speakers, as the first stage, a course titled “Teaching Turkish to Turkic Speakers” should be added to the curriculum as well as the course “Teaching Turkish to Foreigners” at Turkish Language Teaching departments. And as the second stage, candidates to teach Turkish to Turkic speakers should be taught with a separate curriculum and under the roof of a different department in order to specialize in the field. 5. Lastly, publications regarding how to teach Turkish to Turkic speakers should not be prepared at a desk, but right on the field, practically, seeing the realities of the region.” (Yılmaz 2015) Furthermore, the fact that “Forming a common communicative language is possible by means of a single language that can communicate between all Turkic communities,” (Ercilasun 1992: 358) (Alioğlu 2013) must never be disregarded. Teaching Turkish as spoken in Turkey should be divided into two main sections as “Teaching Turkish as spoken in Turkey to Native Turkic speakers” and “Teaching Turkish as spoken in Turkey to Non-native Speakers” and teaching methods and educational tools should be determined accordingly. “Teaching Turkish as spoken in Turkey to Native Turkic speakers” should also be classified into groups. For example, under the sub title of “Teaching Turkish as spoken in Turkey to Turkic speakers”, specific course books for “Azerbaijan Turks, Kirghiz Turks, Kazakh Turks, Uzbek Turks and Turkman Turks, etc.” should be prepared in order to teach them Turkish as spoken in Turkey. In addition, instead of grammar based methods, techniques that give grammatical knowledge subtly should be preferred in Teaching Turkish as Spoken in Turkey to Turkic Speakers. While teaching Turkish to adults that come from various parts of the world with various language knowledge and skills, we should benefit from the power of pictures and shapes which are considered the common language of humankind. The sentence, which is the basic component that states a meaningful idea, should be taken as basis while teaching the language; and for the ones who do not know the Turkish alphabet, firstly letters, which are the smallest units of written language, should be comprehended by means of alphabets with pictures. Instead of making students memorize words, the meanings and forms of the words should be presented within the sentences while tenses and personal pronouns and endings should be comprehended within the sentence. While teaching sentences; first, correct pronunciation of the sentence, the meaning and correct articulation (first oral and then written) of the sentence, and then how to analyse the sentence structure and produce similar sentences should be taught; stress, intonation and spelling rules should be comprehended by means of sentences. Teaching Turkish as spoken in Turkey to Turkic speakers and Teaching Turkish to foreigners are still considered the same. A state policy has to be formed on this matter; the scope, content and teaching method of teaching Turkish to non-native speakers must be evaluated based on scientific criteria and measures must be taken in terms of professional Turkish language teaching. In a word, new measures must be taken and scientific studies must be conducted for the activity of Teaching Turkish as Spoken in Turkey to Turkic Speakers in terms of fields varying from raising course teachers, producing course books, determining the method and location of the class to the production and selection of educational tools.


Keywords
Turkic speaking, Turkish dialect, foreign, education, Turkic dialects

References

Advanced Search


Announcements

    New Issue - September 2018

    Our regular volume - September 2018 - is now avaliable. We would like to thank all the contributors.



Address :
Telephone : Fax :
Email :ijlet.editorial@gmail.com

Web Yazılım & Programlama Han Yazılım Bilişim Hizmetleri